Uzun zamandır kafamda bir kaç günlük yazarıyla röportaj yapmak vardı ama hayata bir türlü geçiremiyordum bu fikri. Tam o sırada karşıma Sırrı Özden’in web günlüğü çıktı.
Web sitesine şöyle bir göz gezdirdiğinizde sıradan gelebilir belki ama röportajımızı okurken neden onunla bir ilki başlattığımı anlayacaksınızdır.
srro.net‘in yazarı Sırrı Özden ile yapılan röportaj gerçekten çok güzel oldu. Umarım sizlerde beğenirsiniz.
Merhabalar Sırrı,
Öncelikle röportaj isteğimi kabul ettiğin için teşekkür ederim.
İlk röportajınızda bana yer verdiğiniz için asıl ben teşekkür ederim.
Bize biraz kendinden bahseder misin?
Küçüklüğümden başlarsak doğada bulunan dört elementten ateş, toprak ve su ile oynamayı çok seven, utangaç, inatçı bir çocuktum. Hala da öyleyim ama artık elementlerle pek ilgilenmiyorum =).Günümün çoğunun bilgisayar başında geçmesine rağmen genelde çoğu kişinin ortak hobisi gibi bende film izlemeyi, gezmeyi, az da olsa kitap okumayı seviyorum.
Herkesin bilgisayara merakı farklı bir şekilde başlar. Seni bu yöne sürükleyen etken neydi?
Kısaca bilgisayar geçmişimden bahsetmem gerekirse bilgisayarla ilk olarak ilkokul yıllarımda tanıştım. Haftalık gördüğümüz iki saatlik bilgisayar dersi ile ufak tefek bir şeyler öğrenmiştim ama oyunlara karşı ilgim daha çoktu.Günlerim internet cafelerde oyun oynamakla geçiyordu =).Bilgisayara olan ilgim yüzünden lise seçimimi Meslek Lisesi Bilgisayar Bölümü olarak yaptım ve bilgisayar o günden itibaren tam anlamıyla hayatıma girdi.Lise yıllarında başladığım programlama heyecanım üniversite yıllarında da sürdü.
Blog yazarlığına ne zaman ve nasıl karar verdin?
Blog yazmaya 2006 yılında Wordpressle tanıştıkdan sonra başladım.Ücretsiz alanlar üzerinde web site çalışmalarım vardı ama Wordpressle tanışdıkdan sonra ilk ücretli alan adımı aldım (srrnet.com).O zamanlar Visual Basice olan ilgim sebebiyle bloğumda Visual Basic paylaşımlarına yer veriyordum.Kodladığım Visual Basic Kodbank sayesinde bloğum baya ilgi görmüştü ama domaine sahip çıkmamam üzerine tüm emeklerim boşa gitti.Ondan sonra aldığım yeni alan adımla başlıca Wordpress olmak üzere bir çok konuda yazdım ama hiçbir zaman düzenli blog tutmadım.Genelde sil baştan başlamak zorunda kaldım.
Senin web günlüğünü takip eden herkes biliyordur. Kendi içerik yönetim sistemini kullanıyorsun. Neden hazır sistemler dururken kendi scriptini yazdın?
Bir hevesle kendi içerik yönetim sistemime başladım diyebilirim.Wordpress tam anlamıyla her şeyime yetiyordu, her blogcunun olduğu gibi isteklerimi karşılıyordu ama içimdeki programlama hevesinden olsa gerek kendime özgü bir şeyler yapmak istedim.Üniversite de PHP görüyorduk ama tam anlamıyla bilgim yoktu sadece sınavları geçmek için kullanıyordum.İlk işim gidip PHP kitabı almak oldu ve kitabı 3 günde bitirerek kodlamaya başladım.
İçerik yönetim sistemini günün birinde kullanıma açmayı planlıyor musun?
Belli bir aşamaya kadar geliştirdikten sonra paylaşmayı düşünebilirim.Şu aşamada Wordpress varken kullanılacağını pek sanmıyorum.Hatta ilk içerik yönetim sistemimi kodladığım günlerde Wordpress varken ne gerek vardı gibi yorumlarla da karşılaşmıştım.Şu aşamada Wordpresse göre tek üstün yönü bandwidth ve cpu kaynaklarını fazla kullanmaması olarak açıklayabilirim.
Site içeriğin, tasarım ve yönetim kalitesine göre biraz zayıf gibi. Sanırım eski yazılarını sistemini değiştirirken tutmak istemedin. Yanılıyor muyum?
Evet haklısın.Önceden de belirttiğim gibi 3 yıldır blog yazmama rağmen sürekli sil baştan başladığım için geçmişe yönelik bir günlük kaydım yok.İçerik yönetim sistemime geçerken de belli başlı yazıları alarak yazmaya devam ettim.
Günümüzde ayakta kalabilmiş sayılı kaliteli günlük var. Bunların bazıları 1’den fazla yazarı olan veya çok az güncellenen bloglar. İleride sende günlüğüne yazar almayı düşünür müsün?
İlk blog yazmaya başladığımdan beri hep aklımda bir programlama grubu oluşturmak vardı.Ama bir türlü bu istediğimi gerçekleştiremedim.Bloğumda yazmak isteyecek yazarlar olursa tabi ki beraber yazmayı düşünebilirim.
Yazılımla iç içe olan bir kişisin. Elbette programlama dilleri ihtiyaçlara göre kullanılır ama senin tavsiyen nedir?
Seninde belirttiğin gibi programlama dillerini kullanırken ihtiyacımıza göre seçim yapıyoruz ama tam anlamıyla verim alabilmek için kendi bildiğimiz dilin dışına çıkamıyoruz.Gözlemlediğim kadarıyla Asp ile Php arasında tercih yapmam gerekirse Php den yana tercihimi kullanırım.Uzun süredir masaüstü yazılımla uğraşmamama rağmen kullanmam gerektiğinde ihtiyacıma göre Delphi ile Visual Basic arasında seçim yapıyorum.
Son olarak ufak teknoloji sorularımız bulunuyor. :)
İşlemcin: İntel P4 3.0
Ekran Kartın: Geforce MX4400 128 MB
Yazıcın: Olivetti
Cep Telefonun: Nokia 3500
srro.net Yazarı Sırrı Özden’e bu güzel röportajdan dolayı bir kez daha teşekkür ederim.





13 Mayıs 2009 saat 22:54 civarlarında yazıldı.
Sırrı ÖZDEN’i tanıyorum çok iyi birisidir :)
13 Mayıs 2009 saat 23:26 civarlarında yazıldı.
Evet, bende yeni tanıdım kendisini fakat son derece kibar ve iyi bir insan.
14 Mayıs 2009 saat 21:54 civarlarında yazıldı.
Arkadaşlar güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim.
16 Mayıs 2009 saat 07:54 civarlarında yazıldı.
Röportajı yaptığımız gün srro.net 2. yılını doldurmuştu.Unutmuşum =)
16 Mayıs 2009 saat 12:30 civarlarında yazıldı.
O zaman röportaj daha da bir anlamlandı. :) Nice yıllara :)